Özkızan: Türkiye bankaları yabancı banka statüsüne geçirilmelidir
Bağımsızlık Yolu, Kuzey Kıbrıs’ta e bankacılık faaliyetlerini sürdüren Türkiye bankalarının mevduatlara ilişkin Türkiye’de ortaya çıkarılan enstrümana vadeli aktarımı yaptığı anda lisanslarına el konulmasını sağlayacak bir kararnamenin acil olarak çıkarılması gerektiğini savundu.
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Celal Özkızan yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin yaşanan döviz krizine karşı müdahale etmemesi, TL’nin tarihi değer kaybı ve örtülü faiz anlamına gelen yeni bir enstrüman ile kurtarılmaya çalışılmasının hiper enflasyona sebep olacağını” ileri sürerek, bunun 1970’lerde denendiğini kaydetti.
Özkızan, salt bir faiz artırımına ve neoliberal nitelikli yapısal reformlara dayanan bir formülün de Türkiye’deki geniş halk kesimlerinin faydasına olmadığını ileri sürdü.
Özkızan hükümeti eleştirerek, örtülü faiz artırımı anlamına gelen, Türk lirası mevduatların döviz yükselişinden ya da, Türk lirasının devalüe olmasından dolayı yaşayacağı zararı karşılama sözünün ülkedeki olası etkisi hakkında hükümeti sessizliğini korumakla suçladı.
Özkızan, Kuzey Kıbrıs’taki Türkiye kökenli yabancı bankaların Türk lirası mevduat enstrümanını kullanmalarının yerel finans kooperatiflerinde ve yerel bankalarda bulunan Türk lirası mevduatların büyük oranda Türkiye kökenli bankalara kayması anlamına geleceğine işaret etti.
“Haksız ve eşitsiz koşullar sonucu gerçekleşmesi olası bu durum, Kıbrıslı Türk halkı için oldukça tehlikeli bir durum arz etmektedir. Gerek sistem içi muhalefetin gerekse de hükümetin bu konuda sessizliğini koruması kabul edilebilir değildir” diyen Özkızan, Türkiye kökenli bankaların kalıcı olarak “yabancı banka” statüsüne geçirilmesi ve bu statü dışına çıkacak biçimde attıkları her adıma karşı yaptırımların uygulanması yönünde kararlar üretilmesi gerektiği önerisinde bulundu.
Özkızan, açıklamasında, mevduatların, Türkiye’deki yeni enstrümandan faydalanmak amacıyla Türkiye’ye transferinin engellenmesi gerektiğini, ayrıca, döviz borcu, kurun yükselmesiyle katlanarak ödenemez hale gelenlere uygun bir kurdan borcun stabil para birimine çevrilip sabitlenmesinin sağlanması gerktiğini kaydetti
KKTC Merkez Bankası’nın yönetiminin derhâl Kıbrıslı Türk halkına devredilmesi gerektiğini ifade den Özkızan, “Soyut, temelsiz ve seçim propagandası amaçlı bir “Euro’ya geçiş” tartışmasıyla zaman kaybetmek yerine, ülkede stabil bir parasal düzen oluşturulabilmesi için gerçekçi adımlar atılmaya başlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Bağımsızlık Yolu’nun önerileri şöyle:
1 – Kıbrıs’ın kuzeyinde bankacılık faaliyetlerini sürdüren Türkiye kökenli bankaların, Kıbrıs’ın kuzeyindeki mevduatlara ilişkin olarak Türkiye’de ortaya çıkarılan enstrümana vadeli aktarımı yaptığı anda lisanslarına el konulmasını sağlayacak bir kararname acil olarak çıkarılmalıdır.
2 – Kıbrıs’ın kuzeyindeki Türkiye kökenli bankalar, işlerine geldiğinde “şube bankası” gibi davranırken, işlerine başka türlüsü geliyorsa “yabancı banka” hüviyetine bürünmektedirler. Bu son yaşanan gelişmeler vesilesiyle, bu sorunun kökten bir biçimde çözülmesi yönünde de adımlar atılmalı, Kıbrıs’ın kuzeyindeki Türkiye kökenli bankaların kalıcı olarak “yabancı banka” statüsüne geçirilmesi ve bu statü dışına çıkacak biçimde attıkları her adıma karşı yaptırımların uygulanması yönünde kararlar üretilmelidir.
3 – Kıbrıs’ın kuzeyindeki mevduatların, Türkiye’deki yeni enstrümandan faydalanmak amacıyla Türkiye’ye transferi engellenmelidir. Kıbrıs’ın kuzeyinde zaten kısıtlı olan finansal kaynaklarımızın bu geçici ve manipülatif enstrüman gerekçesiyle ülke dışına çıkarılması önlenmelidir.
4 – Döviz borcu kurun yükselmesiyle katlanarak ödenemez hale gelenlere uygun bir kurdan borcun stabil para birimine çevrilip sabitlenmesi sağlanmalıdır. Aynı doğrultuda özellikle son 1 ay içinde döviz borcunu yüksek kurdan Türk Lirası krediye döndürenlerin sıkıntılarını giderecek adımlar da atılmalıdır.
5 – Bankacılık ve finansal faaliyetler ile ilgili atılacak her adımın Kıbrıslı Türk halkının çıkarlarını kollayacak bir biçimde atılabilmesinin ana koşullarından biri olarak, kktc Merkez Bankası’nın yönetimi derhâl Kıbrıslı Türk halkına devredilmelidir.
6 – Soyut, temelsiz ve seçim propagandası amaçlı bir “Euro’ya geçiş” tartışmasıyla zaman kaybetmek yerine, ülkede stabil bir parasal düzen oluşturulabilmesi için gerçekçi adımlar atılmaya başlanmalıdır. Bu doğrultuda, ilk etapta, döviz geliri elde eden veya elde ettikleri gelirin bir kısmı döviz biçiminde olan işletmelerin (başta özel üniversiteler, özel okullar, inşaat şirketleri, büyük gayrimenkul firmaları, iki benzin şirketi ve büyük süpermarketler olmak üzere), elde ettikleri döviz geliriyle doğru orantıda hem çalışanlarını hem de vergi ve diğer türden borçlarını döviz ile ödemelerini hayata geçirecek adımlar atılmalıdır.










Dinçyürek: “Çocuklarımızın sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmesi en büyük sorumluluğumuz”
Tatar’dan 23 Nisan mesajı… “Sizler ülkemizin umudu, milletimizin geleceğisiniz”
Arıklı: “23 Nisan, Türk tarihinin en önemli günlerinden biri”
Girne Özel Eğitim ve İş Eğitim Okulu’nda 23 Nisan etkinliği
Ülke genelinde eş zamanlı göç denetimleri… İkamet izinsiz yedi kişi tespit edildi