Ekonomi ve Sosyal Politikalar Araştırma Merkezi (ESPA), Ceza Değişiklik ve Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarıları ile Meclis’te kabul edilen Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’ndaki masumiyet karinesine ilişkin değişikliklerin mevcut halleriyle önemli riskler barındırdığını belirtti.
Düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi ve daha açık, dar tanımlı ve öngörülebilir bir çerçevede, ilgili paydaşların katılımıyla ele alınması önerisinde bulunan ESPA, bu sürecin, ifade ve basın özgürlüğüne ilişkin güvenceleri içeren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarıyla uyumlu şekilde yürütülmesinin büyük önem taşıdığını kaydetti.
ESPA’dan yapılan yazılı açıklamada, “Siyasi anlamda dünyadan izole edilmiş, dar bir coğrafyada varlık mücadelesi veren küçük bir toplum olarak en büyük sermayemiz; demokratik olgunluğumuz, hoşgörü kültürümüz ve eleştiriye duyduğumuz saygıdır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Meclis ve kamuoyunun gündeminde bulunan Ceza Değişiklik ve Bilişim Suçları Değişiklik Yasa Tasarıları ile Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nın, bu temel değerler ile ekonomik ve idari yapı üzerindeki muhtemel etkilerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Basın özgürlüğünün, demokratik toplumlarda hesap verebilirliğin temel dayanaklarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, araştırmacı gazetecilik faaliyetlerinin cezai yaptırım tehdidi altında yürütülmesinin, kamusal denetim kapasitesini zayıflatma ve halkın haber alma hakkını dolaylı biçimde sınırlama riski taşıdığı kaydedildi.
“İlgili tasarıda yer alan ‘organize dezenformasyon’ gibi kavramların kapsam ve uygulama sınırlarının yeterince net olmaması, hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan öngörülebilirlik ilkesini zayıflatabilecek niteliktedir” denilen açıklamada, bu durumun, meşru eleştiri ile suç teşkil eden fiiller arasındaki sınırın uygulamada belirsizleşmesine yol açabileceği ve yatırım ortamı açısından güven sorunlarını derinleştirebileceği savunuldu.
-“Kamu görevlileri ve kamusal etkisi olan kişilerin hesap verebilirliğini ciddi biçimde zayıflatma potansiyeli taşıyor”
“Zem ve kadih” suçunun kapsamının genişletilmesi ve yaptırımların ağırlaştırılmasının, kamu görevlileri ve kamusal etkisi olan kişilerin hesap verebilirliğini ciddi biçimde zayıflatma potansiyeli taşıdığı kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Karşılaştırmalı deneyimler, şeffaflık ve hesap verebilirliğin aşındığı ortamlarda yolsuzluk riskinin arttığını, kamu kaynaklarının daha verimsiz kullanıldığını ve mali disiplinin zayıfladığını güçlü biçimde ortaya koymaktadır. Bu tür bir kurumsal zayıflama, uzun vadede yönetişim kalitesinin gerilemesine ve demokratik denge-denetim mekanizmalarının aşınması yoluyla otoriter eğilimlerin güçlenmesine zemin hazırlayabilir.”
Sosyal medya paylaşımlarına yönelik hapis cezası öngören düzenlemelerin, toplumda otosansür eğilimini güçlendirme ve ifade alanını daraltma riski taşıdığı belirtilen açıklamada, bu tür bir ortamın, özellikle genç ve nitelikli bireylerin ülkede kalma ve üretme motivasyonu üzerinde olumsuz etkiler yaratmasının kuvvetle muhtemel olduğu kaydedildi.
-“Kıbrıs Türk toplumu, hoşgörüsünden ve eleştirel kimliğinden ödün vererek değil, özgürlüklerine sahip çıkarak zorlukların üstesinden gelecek”
Ekonomik refahın artırılmasının, ancak şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir yönetişim anlayışıyla mümkün olduğu ifade edilen açıklamada, “Kıbrıs Türk toplumu, hoşgörüsünden ve eleştirel kimliğinden ödün vererek değil, özgürlüklerine sahip çıkarak zorlukların üstesinden gelecektir” denildi.










Restorancılar Birliği’nden denetim, yasal düzenleme ve haksız rekabetin durdurulması çağrısı
Lapta’da düzenlenen “Heartbeat Fun Run” etkinliğinde 230 bin TL bağış toplandı
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli Pembe Köşk’ü ziyaret etti
“15. Çilek Festivali” hafta sonu yapılıyor
Beyarmudu Belediye Başkanı Bebek, Arnavutköy Belediye Başkanı Candaroğlu’nu ziyaret etti