08 Eki, Perşembe 27°C
USD 49.20
EUR 55.09
GBP 65.21
KNH Logo
Kıbrıs

Ersin Tatar: “Baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz, Maraş açılımımızdan geri adım atmayacağız”

KNH Logo
Yayınlanma: 31 Temmuz 2021, 18:38
Ersin Tatar: “Baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz, Maraş açılımımızdan geri adım atmayacağız”
Haberi Paylaş:

Ersin Tatar: “Baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz, Maraş açılımımızdan geri adım atmayacağız” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türk tarafı 2 devlet önerisinden ve Kapalı Maraş açılımından vazgeçmeli”...

Ersin Tatar: “Baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz, Maraş açılımımızdan geri adım atmayacağız” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türk tarafı 2 devlet önerisinden ve Kapalı Maraş açılımından vazgeçmeli” çağrılarının değeri ve önemi olmadığını ifade ederek, "Baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz. Ne egemen eşit 2 devlete dayalı çözüm önerimizden ne de Kapalı Maraş açılımımızdan geri adım atmayacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yaptığı açıklamada Kapalı Maraş açılımını değerlendirirken, tehdit ve baskıların Türk tarafını yıldıramayacağını ve Kapalı Maraş açılımının devam edeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Tatar, “Uluslararası hukuka ve insan haklarına uygun olarak 2020 yılında gündeme getirdiğimiz Maraş açılımımın birinci aşamasına Kapalı Maraş’ta  bulunan bazı kamu malları ile deniz sahilinin bir bölümünü halkın kullanımına açarken, yine aynı esaslara bağlı kalınarak  kapalı Maraş açılımının ikinci aşamasını da Barış Harekatı’nın  47. Yıl dönümü olan 20 Temmuz’da uygulamaya koyduk” ifadelerini kullandı. Bu çerçevede Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen kararla Kapalı Maraş’ın yüzde üç buçuğuna tekabül eden bölgenin askeri bölge statüsü kaldırıldığını hatırlatan Tatar, “Buna göre de bu açılım iade talebiyle başvuran  hak sahiplerine Taşınmaz Mal Komisyonu’nun bu yönde bir karar vermesine olanak sağlayacaktır” dedi. “ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN BİR ŞEKİLDE GERÇEKLEŞTİRMEKTİR” Esas itibariyle de KKTC’nin bir parçası olan Kapalı Maraş’ı açılma kararının yıllardır mallarına ve mülklerine gidemeyen eski sakinlerinin ve hak sahiplerinin mülklerinin iadesini mümkün kılacak, son derece önemli bir açılım olduğuna dikkat çekerek, “Amacımız buradaki mağduriyeti  gidermek ve bunu Taşınmaz Mal komisyonu üzerinden  mülkiyet haklarına saygılı ve uluslararası hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmektir” şeklinde konuştu. “RUM TARAFI AÇILIMIMIZI ENGELLEMEK İÇİN HER YOLU VE YÖNTEMİ KULLANMAKTA, TEHDİT VE ŞANTAJA DA BAŞVURMAKTADIR” Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Türk tarafı olarak uluslararası hukuk ile insan haklarını esas alarak Kapalı Maraş açılımını gündeme getirmemize rağmen, Rum tarafı, 47 yıldır devam eden mağduriyetleri giderecek bu açılımımızı engellemek için her yolu ve yöntemi kullanmakta, tehdit ve şantaja da başvurmaktadır” diyerek, Rum tarafına tepki gösterdi. “İNSANLARIN SEYAHAT ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KISITLAMAK BİR İNSANLIK AYIBIDIR” Cumhurbaşkanı Tatar, açıklamasının devamında ise şunlara dikkat çekti: “Rum liderliği  KKTC’ye yönelik yeni yaptırımların ve ambargoların gündeme getirilmesi çağrısında bulunurken,  Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuran ve başvuracak olan kendi vatandaşlarını da tehdit etmekte, geçiş kapılarının kapatılmasını ve AB üyesi ülkeleri ile diğer üçüncü ülke vatandaşlarının  KKTC’ye geçişlerinin engellenmesi yönünde girişimlerde bulunmaktadır.  Tüm bunlar insan haklarının kimler tarafından çiğnendiğini de bir kez daha gözler önüne sermektedir. Yıllardır haksız ve insanlık dışı ambargolar altında bulunan  Kıbrıs Türk halkına “daha ağır ambargolar uygulansın” çağrısında bulunmak, insanların seyahat özgürlüğünü kısıtlamak  bir insanlık ayıbıdır ve kabul edilemezdir. Ama ne var ki,  insan haklarından bahseden ve Annan Palanı referandumunda  halkımıza verdiği sözlerin bir tekini bile yerine getirmeyen AB’nin, BM’nin ve diğer ülkelerin buna seyirci kalması ve Rum tarafına destek vermesi de ibret vericidir. FEDERAL TEMELE DAYALI ÇÖZÜMÜN MÜMKÜN OLMAYACAĞI BİR KEZ DAHA GÖRÜLÜYOR Kıbrıs’ta insan hakları,  1963, 21 Aralık tarihinde başlayan  Enosis hedefli Rum saldırıları ile ayaklar altında çiğnenip, Kıbrıs Türk halkı katliamdan geçirilirken  dünya buna seyirci kalmış, Türk ve Rum halklarının eşit ortaklığında kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti silah zoruyla Rum devletine dönüştürülmüş,  1968 yılında başlayan  federal temele dayalı çözüm bulabilme amaçlı müzakere süreçleri de Rum uzlaşmazlığı sonucunda olumlu bir sonuca ulaşamamıştır. Bunun son örneklerini de Annan Planı referandumunda ve Crans Montana’da gördük. Federal temele dayalı çözümün mümkün olmayacağı bir kez daha görülürken,  tek gerçekçi çözüm yolu olan eşit egemen 2 devlete dayalı çözüm önerimizi Cenevre’de masaya koyduk. YAPILAN ÇAĞRILARININ BİZİM İÇİN DEĞERİ VE ÖNEMİ YOKTUR Rum- Yunan ikilisi, AB, BM ve diğerlerinin yaptığı “Türk tarafı 2 devlet önerisinden ve Kapalı Maraş açılımından vazgeçmeli” çağrılarının bizim için değeri ve önemi yoktur.  Haklıyız ve insanlık yolundayız. Anavatan Türkiye ile birlikte belirlediğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz. RUM TARAFININ SİLAHLANMA FAALİYETLERİNE YOĞUNLUK VERMESİ DE DİKKAT ÇEKİCİDİR Bu arada , “Kıbrıs Türk halkına yeni kısıtlamalar ve ambargolar uygulansın” çağrıları yapılırken, Rum tarafının  yeni askeri iş birliği anlaşmaları imzalaması ve silahlanma faaliyetlerine yoğunluk vermesi de dikkat çekicidir.  Bunun en son örneğini de  geçtiğimiz gün  Rum Yönetimi ile Slovakya arasında imzalanan askeri iş birliği anlaşmasıdır. BASKILAR VE TEHDİTLER BİZİ YILDIRAMAZ Halkımızdan ve Anavatan Türkiye’den aldığımız güçle yolumuza devam ederken, bir kez daha belirtiyorum ki; baskılar ve tehditler bizi yıldıramaz. Ne egemen eşit 2 devlete dayalı çözüm önerimizden ne de Kapalı Maraş açılımımızdan geri adım atacak değiliz."

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!